Hurlock’a göre, çocuğun okuma zevkini, kültürel koşullar etkiler.Ancak, gerek okuma ilgisinin yoğunluğunda, gerekse okuma miktarında, bireysel farklılıklarında öneminin de büyük olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir.Örneğin, üstün yetenekli çocuklar, normal çocuklardan iki veya üç kat daha çok okurlar ve okuma amaçları bilgi edinmek noktasında yoğunlaşır.
Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır.O, sadece kitap
sayfalarını çevirmekten hoşlanır.Bu eylem, onun küçük kas
koordinasyonunun gelişmesinde yararlı olur.2 yaşından itibaren
çocuk, tamamı resimden oluşan, bez veya kalın kartondan
yapılmış, elinde tutabileceği küçük kitapları sever.3-4 yaş
çocukları, kendilerine resimli öykü kitaplarının okunmasını
ister.Çocuk bir kitaba aşinalık kazandıkça, öyküyü anımsamaya
başlayacak ve özellikle pek çok kez tekrarlanan söz ve
cümleciklerde ana-babaya katılacaktır.Çocuk, bir şiirin bir
sonraki uyaklı dizesini tahmin etmenin veya bir öykünün çok iyi
bilinen bir cümlesini tamamlamanın sağladığı tatmin duygusundan
çok büyük zevk alır.Bu yüzden bunu yapabilmesi için elverişli
bir ortam oluşturmak yararlı olacaktır.Ana-babayla birlikte
okuma, çocuğu okumaya katılmaya özendirir; onun, okuma
deneyiminde önemli bir rol üstlenmesini kolaylaştırır.Öykü ve
resimler hakkında konuşmak, çocuğun okumaktan aldığı zevke ve
kavrayış gücüne pek çok katkıda bulunur.
Çocuklar, birlikte okuduğunuz kitaplarla çoğunlukla kendi deneyimlerini anımsayacaklardır.Bir öykü, pek çok başka deneyimi ya da anıyı çağrıştırabilir.Kitaplar hakkında konuşmak, çocukların okudukları öykülerle bütünleşmelerini ve kendilerini gerçek bir okur gibi hissetmelerini sağlamanın en etkili yollarından biridir.Bu yolla bir yandan çocuğun kelime dağarcığı zenginleşirken, bir yandan da ona, bazı zihinsel kavramları anlama fırsatı verilmiş olur.
Çocuklar, çok iyi bildikleri kitapları okumaktan çok zevk alır ve bu şekilde bir hayli güven kazanırlar.Okumayı öğrenmeye ve sayfa üzerindeki sözcükler hakkında giderek daha fazla şey fark etmeye başladıklarında, aşina oldukları bir kitaba ilişkin bilgiler onlara yardımcı olacaktır.Onları, bildikleri kitaplarda yer alan sözcüklere ve harflere daha dikkatli bakmaya özendirebilirsiniz.Çocuklar okula başlayıp kendi kendilerine okuyabilir olduktan sonra bile, iyi bildikleri bir kitabı okudukça sık oranda okumayı hala isteyebilirler.Bu,okuma açısından yerlerinde saydıkları anlamına gelmez.İlerleme, gelişme her zaman bir sonraki kitaba geçme olarak düşünülmemelidir.
Çok deneyimli okuyucular bile bir kitabı yeniden okumaktan zevk alırlar.Küçük yaştaki çocuklar, bir kitabı birkaç kez dinleyerek bir öyküyü o kadar iyi öğrenirler ki onu kendi sözcükleriyle yeniden anlatabilirler.Çocuklar, zaman zaman kitabın dilini kullanarak öyküyü canlandırmaktan da büyük zevk alabilirler.Tüm bunlar, onların hayal gücünün ne kadar geniş olduğunu gösterir.
Çocuklara okuma ilgisi kazandırmak üzere okulda öğretmenler iki temel görüşten söz ederler.Bunlardan ilki, çocukların süratli okumalarını sağlayacak okuma yeteneğini geliştirmek, ikincisi ise, onlarda okumaya karşı büyük bir arzu uyandırmak ve zengin okuma malzemesi hazırlamaktır.
Çocukların kendine güven duyarak ve akıcı bir biçimde, duraksamadan okuyabilmeleri için birtakım riskler almaları ve hata yapmaları gerekir.Bunu yapabilmeleri için de onlara fırsat tanınmalıdır.Çocuklar hatalarını fark ederek ve düzelterek öğrenirler.Bu da zaman alır.Çocuklar okurken, bir sözcükte her takıldıklarında yetişkinler sık sık araya girip düzeltmeye çalışırlarsa, birer okur olarak kendilerine duydukları güveni baltalamış olacaktır.